Yeni başlayanlar için “Content 2020”

Coca-Cola’nın yeni başlattığı Twitter üzerinden yürütülen ve bimilyonneden.com üzerinden de takip edilebilen interaktif kampanyası belli ki önümüzdeki günlerde çok konuşulacak. Peki Coca-Cola’nın bunun gibi interaktif kampanyalarının temelinde yatan felsefesi ne? Firmanın geçtiğimiz sene içerisinde YouTube’da yayınladığı bu strateji videolarını henüz seyretmediyseniz bence önce burdan başlamalısınız:

1. Bölüm:

2. Bölüm:

“Content 2020” isminin verilmesinin nedeni, hedef olarak 2020’ye kadar tüketimin mevcutun 2 katına çıkarılmasının hedeflenmesi ve bunun için de yatırımların içerik pazarlamasına odaklanacak olması. Temelde yaratıcılıkta mükemmellikten içerik anlamında mükemmelliğe doğru bir geçiş ve bunun için de “liquid” ve “linked” içerik yaratımı hedefleniyor. “Liquid content”i belki “sıvısal içerik” olarak çevirebiliriz, çünkü bu ifadeyle aslında bulaşıcı fikirler ve bu fikirlerin aynı zamanda birbirleriyle alakalı olması yani bir kaptaki sıvının bölümleri gibi birbirleriyle temas halinde, birbirlerinden kopuk olmaması durumu kastediliyor. Yaratılan içeriklerin iş hedefleri, markaların kimlikleri ve tüketici beklentileriyle örtüşüyor olması, yani bunlarla “linked” olması ise diğer önemli prensip.

Tüketicilerle yaratacakları konuşmaların çıkış noktasını marka hikayeleri olarak belirlemişler ve kesinlikle dünyayı daha iyi bir yer haline getirmek için Coca-Cola’nın yaptıkları ile ilgili konular olmalı. Diyaloğu bunların üzerinden tetikledikten sonra da önemli olanın Coca-Cola olarak da sadece dinlemeyip, aynı zamanda konuşmalarda aktif olarak da yer alınıyor olması.

İçerik yönetimi ile ilgili olarak Coca-Cola’nın modelinden diğer markaların da ilham alacağı noktalar ise şunlar: diyalog yaratırken marka, tüketicilere zevkli deneyimler için katalist rolü üstlenmeli, fikirlerin anlaşılır / açık olduğundan emin olmalı ve risk almaktan korkmamalı. Risk ile ilgili olarak Coca-Cola’nın benimsediği strateji çok net ve olumlu anlamda zorlayıcı: İçerik pazarlaması için yatırımlarının %70’ini düşük riskli, geleneksel reklamlar üzerinden kurgularlarken, %20’sini hali hazırda işleyeceği konusunda şüpheleri olmayan inovatif alanlar üzerine, geriye kalan %10’unu ise yüksek risk taşıyan, tamamen yeni fikirler ortaya çıkaracak alanlara yapıyorlar.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s