Facebook’ta iyi bir pazarlama için 64 teknik

Facebook marketing strategies

2012’nin bitip yeni yılın başlamasına az kaldı ve ben de bugün için sizlerle hem geçmiş yıldan hem de gelecek yıla dair birer ufak yazı paylaşmak istedim.

Aslında blogumun dili Türkçe olduğundan tutarlı olmak adına hep Türkçe içerik paylaşmaya dikkat ediyordum ama bu İngilizce özet tabloyu es geçemeyeceğim:

Aslında 16 numaralı (ve dolayısıyla 32 numaralı) taktiğin artık kaçınılmaz olduğunun hepimiz farkındayız. Markamızı sosyal medyada beğenen kişilerin bunu tag’leyerek veya diğer yollarda kendi listelerindeki kişilerce görülmesini sağlamak ve böylelikle “online word-of-mouth” yaratmak çok önemli.

“Collaboration”, yani işbirliği de bir diğer önemli ancak bazen bazı firmalarca atlanan bir unsur. Özellikle 49 ve 55. taktiklerin B2B firmalarca kullanılmasının, yepyeni bir sosyal aktivite planlanıp uygulanmasıyla karşılaştırıldığında markanın yayılımı açısından görece çok daha düşük masraflı ancak bir o kadar etkin bir yöntem olduğunu düşünüyorum.

Reklamlar

Program for Learning – Digital Marketing

Pfl

‘’Learn For Your Dream” sloganıyla yola çıkan Yıldız Teknik Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi (YTÜ-Sem); bu yıl faaliyete geçireceği kısa süreli, çok katılımlı eğitim organizasyonu Program for Learning’e Digital Marketing eğitimi ile devam ediyor. 22 Aralık’ta gerçekleşecek olan bu eğitimle ilgili detaylı bilgiyi http://www.programforlearning.com/ adresinde bulabilirsiniz.

Reklamını yapıyorum sanmayın, organizatör veya konuşmacılarla bir bağım yok ancak konuşmacı listesine bakınca güzel bir gün olacağa benzer diye düşünüyorum. Özellikle Grupfoni Kurucu Ortağı ve Genel Müdürü Burak Hatipoğlu’nun dijital girişimcilik üzerine konuşması ve Gnctrkcll’in Dijital Pazarlama Uzmanı Can Yıldızlı’nın “Dijital Pazarlamada Marka ve İmaj” konulu konuşması çok heyecan verici. Yanına bir de BATESMOTELPRO’dan dijital pazarlamada viral reklamı dinlemek hem ciddi hem eğlenceli olacaktır 😉

 

 

QR kod oluşturma ve sonuçları takip etmenin yolları

QR-Code2

Evet, QR kodlara hem pazarlamacı gözünden hem de tüketici gözünden baktığımda, tek kelimeyle BAYILIYORUM! 🙂

QR kodunu yaratmak kadar iletişiminizde kullandıktan sonra kodu kaç kişinin okuttuğunu, okutma zamanlarını, lokasyonlarını vb. bilgileri öğrenmek de yatırımınızın getirisini anlamak adına çok önemli.

 

Bu yazımda yine azimle öğrendiğim bazı bilgileri paylaşacağım. İlk aşama: QR kodu nasıl oluşturulur? Bunun için önce biraz daha uzun ama oldukça yaygın olarak kullanılan bir yöntemden bahsetmek istiyorum:

1. adım: Google Analytics ile kampanyanız için bir URL oluşturun. Bunu çok basit bir formla şu adreste yapabilirsiniz: http://support.google.com/analytics/bin/answer.py?hl=tr&answer=1033867&rd=1

(Bu adımla başlamanızın faydası, ilerde QR kampanyanızı Google Analytics ile takip etmenize olanak sağlayacak olması)

2. adım: yarattığınız bu URL’yi bir link kısaltma servisi ile kısaltmak. Örneğin bit.ly yi kullanabilirsiniz.

Bu adımın faydası da şu: kullanacağınız URL kısaldıkça, QR kodun yoğunluğu azalır ve scan edilmesi daha kolaylaşır. Dolayısıyla, nasılsa çok kolay bir adım olduğundan, atlamayın derim.

3. adım: QR kod oluşturan bir site / program yardımıyla bir önceki adımda oluşturduğunuz linki QR koda çevirin. Bunun için önereceğim site QRStuff çünkü sadece birkaç kolay adımda size hem içerik hem de çıktı anlamında güzel seçenekler sunuyor.

QR-Code3

İçerik olarak sadece oluşturduğunuz kampanya linkini değil, örneğin bir YouTube videosunu, akıllı telefon uygulama mağazalarında uygulamanızın linkini veya Facebook profil sayfanızı kullanabiliyor; bunlardan oluşturabileceğiniz QR kodunu da çıktı olarak alabilmenin, kaydedebilmenin yanısıra T-shirt, kupa gibi promosyonel materyallerin üzerine de bastırabiliyorsunuz.

 

QR kod yaratmanıza ve sonrasında ilgili analitikleri almanıza yardımcı olacak bir diğer yöntem ise, tüm hizmetleri bir arada sunan internet sitelerine başvurmak. Bu yöntem için de açıkçası kullanmadığım ama hakkında okuduklarımdan dolayı iyi izlenime sahip olduğum BeQRious ve SmartyTags sitelerini öneririm. SmartyTags, sahip olduğu basit ve kullanışlı arayüzü ile işinizi oldukça kolaylaştıracaktır. Alternatifler arasında inceleme yaptıktan sonra karar vereyim derseniz diye başka da bazı adresler vereceğim, tabii bazıları ücretli servis veriyor..

http://qreateandtrack.com qr_code1

http://www.qreatebuzz.com

http://www.insqribe.com/barcodes

http://www.i-nigma.com

http://www.qrme.co.uk

http://api.qrcode.kaywa.com

http://www.likify.net/

 

Sosyal Pusula

Yeni medya ve dijital pazarlama alanındaki en büyük fikir liderlerinden biri olan Brian Solis’in 2010’da yayınladığı Engage! kitabında yer verdiği “Social Marketing Compass” ya da sonradan güncellediği adıyla “Social Compass”, hızla değişen sosyal medyada hala güncelliğini koruyan ve bence bu nedenle çok değerli bir model.

http://www.briansolis.com/2009/10/introducing-the-social-compass/

 

Önümüzde birden çok seçenek ve yön var. Burda yapmamız gereken bu sosyal pusulayı tıpkı gerçek bir pusula gibi kullanmak. Öncelikle merkezde yer alan markadan dışarıya doğru giderek, hedef kitlemizi belirlememiz önemli. Blogger’lar, trendsetter’lar, geleneksel medya vb. arasında seçeceğimiz hedef kitlemize göre sonraki aşamalarda onlara ulaşmada “ne”yi, “nasıl”, “ne zaman” ve “neden” komünike edeceğimize karar veriyor olacağız. Hedef kitlenin belirlenmesinin ardından, pusulanın yeşil katmanında kullanılabilecek farklı platform alternatifleri ve bir sonraki seviyede de firmanın söyleyeceklerini yaymada kullanacağı kanallar belirtiliyor. Bu kanallara, SEO, user-generated content (kullanıcıların yarattığı içerik), promosyonlar ve crowdsourced araçlar örnek olarak verilebilir.

Pusulanın son katmanı ise duygulara yönelik. Solis’in dediği gibi “the socialization of the Web is powered by people”, yani internetin sosyalleşmesi, gücünü insandan alan bir olgu. Dolayısıyla her alanda olduğu gibi sosyal medyada da duyguları iletişimin temel parçası haline getirmek kaçınılmaz. Pusulanın tüketicilerle duygusal bir bağ kurmada gösterdiği seçenekleri ise aşağıda orjinal İngilizce isimlerinin beraberinde kısa açıklamalarla özetledim:

  • Reciprocation — “karşılıklılık” manasına geliyor. Yani tüketicilerden aldığımız kadar onlara birşeyler geri veriyor olmalıyız. Satın alımları olsun, paylaştıkları fikirler olsun biz pazarlamacılar için çok önemli ve bunu da onlara hissettirmeliyiz.
  • Empathy — tüketicilerle empati kurarak ürünümüzü aslında neden aldıklarını, markamızı neden beğendiklerini anlamak çok önemli.
  • Recognition — tüketicilerin yaptıklarını onaylıyor olmamız ve davranışlarını takdir etmemiz de çok önemli.
  • Core values — markamıza ve markamızın yaptıklarına temel değerler atfetmemiz, aslında bunları bir amaç uğruna yapıyor olduğumuzu (örneğin çevrecilik, temiz teknoloji, insan hakları gibi) göstermemiz inandırıcılık ve tüketiciyle bağ kurmamız açısından çok faydalı olacaktır.
  • Resolution — ürünümüzün tüketicilerin bir sorununa çözüm sağlıyor olduğunu göstermeliyiz.
  • Empowerment — “yetkilendirme” manasına geliyor. Tüketicilere daha önce bizim ürünümüz olmadan yapamadıkları birşeyi şimdi bizim sayemizde yapabiliyor olduklarını hissettirmeliyiz.
  • Humanization — Tüketicilerle asla materyalist bir bakış açısıyla değil, insancıl ve onlara değerli bireyler olduğunu hissettirir şekilde iletişim kurmalıyız.
  • Honesty — iletişimimizde hiçbir zaman dürüstlüğü elden bırakmamalıyız.
  • Reward — tüketicileri satın alımları için ödüllendirmeliyiz.
  • Value proposition — tüketicilerin ürünümüzü tüketerek ne fayda elde ettiklerini net bir şekilde ortaya koyuyor olmalıyız.
  • Believability — aslına bunu iki boyutlu düşünebiliriz: hem iletişimimizde inandırıcı olmalı, hem de tüketicilere inanacakları bir fayda sunmalıyız.
  • Sincerity — Her zaman içten, samimi davranarak tüketicinin güvenini kazanmalıyız.